Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

KURULUŞ TARİHİ :

ANASAYFA  <<

HATAY

17 OCAK 2004

H A B E R
F I K R A
S P O R
S A Ğ L I K
A J A N D A
B İ T K İ L E R
İ L K  Y A R D I M
O Y U N L A R
S E V G İ  M E S A J L A R I
B U R C U N U Z
O R J İ N A L  R E S İ M L E R
İ S L A M İ   B İ L G İ L E R
H A T A Y   T A R İ H İ
 

HATAY CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI

HATAY DAVASI BENİM ŞAHSİ MESELEMDİR... M.Kemal ATATÜRK

HATAY'IN TARİHİ

 

HATAY'IN  ANAVATANA KATILIŞI VE SONRASI

 

23 Haziran 1939 günü Türkiye ile, sembolik te olsa Milletler Cemiyeti yasasına göre mandaterlik sıfatı devam etmekte olan Fransa arasında, Fransa’nın bölge üzerindeki yetkilerinin Türkiye’ye devrini sağlayan “TÜRKİYE İLE SURİYE ARASINDA TOPRAK MESELESİNİN KESİNLİKLE ÇÖZÜMÜNE İLİŞKİN ANLAŞMA”  imzalandı. Hiç bir gizli maddesi olmayan ve geleceğe yönelik hiç bir hüküm içermeyen bu anlaşmaya göre Fransa, işgalle ele geçirdiği ve Milletler Cemiyeti kararıyla mandater tayin edildiği bölge üzerinde kendisine tanınmış olan tüm hak ve yetkileri hukuki yoldan ve kayıtsız şartsız Türkiye’ye devrediyor, Türk hükümeti Fransız uyruklulara ait olan Suriye ve Lübnan Bankası, Reji idaresi, Elektrik Şirketi, İskenderun Liman Şirketi, telefon şebekesi gibi kuruluşları, bedelini nakten ödeyerek  satın aldı.  Bundan sonra Hatay’ın Türkiye’ye katılmasının önünde hiç bir engel kalmamıştı.

 

Anlaşmanın imzalandığı haberi Hatay’a ulaşınca resmi dairelerden Hatay Devleti bayrakları indirildi, yerine Türk Bayrakları çekildi. Şehir Türk Bayrakları ile süslendi.

28 Haziran 1939 günü Hatay Hükümetinin bakanlıkları lağvedildi. Bakanların görevi sona erdi. Türkiye Başkonsolosluğu da faaliyetine son verdi. Bütün yetkiler Cevat Açıkalın’da toplandı.

Hatay Devleti’nin sona ermesi ve Türkiye’ye Katılış  :

 Bu gelişmelerden sonra Hatay Millet Meclisi başkanlığı Meclisi olağanüstü toplantıya çağırdı. 29 Haziran 1939 günü günü saat 16:00’da toplanan Mecliste “Türk camiasının ayrılmaz bir parçası olan Hatay’ın anavatana kavuştuğunu bir kararla tespitini” isteyen 39 imzalı önerge üzerinde konuşmalar yapıldı. Sonuçta, önerge ve Abdulgani Türkmen’in “Hatay Millet Meclisinin dağılmasına”  dair teklifi oybirliği ve alkışlarla kabul edildi.

Böylece Hatay Devleti kendi arzu ve iradesiyle kendi varlığına son vererek Türkiye’ye katılmış oluyordu.

Devlet Reisi Tayfur Sökmen ve Başvekil Dr.Abdurrahman Melek 2 Temmuz 1939 günü Hatay’dan ayrıldılar.

Bundan sonra, imzalanan anlaşma esaslarına göre, Antakya Kışlası’nda sembolik olarak bulunan Fransız birlikleri Hatay’dan taşınmaya başladı. Taşınma işlemi 23 Temmuz 1939’a kadar tamamlanacaktı. Hatay anlaşmasında Hatay Devleti uyruklu olanlara Türkiye veya Suriye uyruklarından birini seçmeleri için süre tanındığından, Suriye uyruğunu geçenler göç ettiler. Bu arada Suriye ve Türkiye temsilcilerinden oluşan ortak sınır komisyonu bugünkü sınırı belirledi.

7 Temmuz 1939 tarih ve 3711 sayılı Kanunla Hatay Vilayeti kuruldu ve Seyhan’dan Dörtyol kazası, G.Antep’ten Islahiye’ye bağlı Hassa nahiyesi (kaza olarak) alınarak Hatay’a bağlandı.


YÖRESEL YEMEKLER

HATAY'IN İLÇELERİ

1- ORUK
2- SIKMA
3- KISIR
4- SİNİ TEPSİ KEBAP
5- SAÇ BÖREĞİ
6- KAYTAS BÖREĞİ
7- YEŞİL MERCİMEKLİ BULGUR PİLAVI
8- MEYHANE PİLAVI
9- SAÇ EKMEĞİ
10- TANDIR EKMEK
11- ŞAMTATLISI
12- TULUMBA TATLISI
13- KAĞIT KEBAP
14- BİBERLİ EKMEK
15- KEŞKEŞ (AŞİR)
16 - PEYNİRLİ KÜNEFE

*ALTINÖZÜ    *ANTAKYA               *BELEN               *DÖRTYOL               *PAYAS                       *ERZİN                      *HASSA        *İSKENDERUN *KIRIKHAN            *KUMLU            *REYHANLI   *SAMANDAĞ *YAYLADAĞI

HATAY'DA TARİHİ YERLER

   
   
   
   
   
 

H A V A   D U R U M U

D Ö V İ Z   B İ L G İ L E R İ

L İ N K   B A N K A S I

E - K A R T   Y O L L A

E - M A İ L

M P - 3  İ N D İ R


ADANA'DA ATATÜRK'TEN  HATAY'IN  KURTULMASINI İSTEYEN NUTKU SÖYLEYEN ANTAKYA'LI KIZ

Kırk Asırlık Türk Yurdu

1923 Martı'nın on beşinci pazar günüydü. Atatürk, Adana istasyonunda trenden inmiş, sağı solu dolduran halkın coşkun alkışları ve "Yaşa, varol!" sesleri arasında yaya olarak şehre gidiyordu.Yarı yolda karalar giymiş bir kadın kalabalığı göze çarptı; sonra onların arasından ikişer levha taşıyan dört genç kız çıktı;Atatürk'ün önünde durdular, arkalarında bir kız daha göründü ve önüne geçti. Hıçkırıklar, iniltiler ve yalvarışlarla dolu bir nutuk söylemeye başladı. Bu genç kızın şahsın da henüz esir bulunan İskenderunlu Antakya'nın Türk olan bütün halkı, "Bizi de kurtar!"diye yalvarıyordu.Herkesin gözleri yaşarmıştı; hıçkırıklarını tutamayanlar vardı.

Atatürk'ün de gözleri nemliydi ve başı eğilmiş gibiydi. Genç kızın nutku bitince, alnı yükseldi; mavi gözlerinde ve pembe yüzünden bir çelik parıltısı görüldü. Her kelimesi üzerinde kuvvetle durarak: "Kırk asırlık Türk yurdu yabancı elinde kalamaz!" dedi. On altı yıl sonra Hatay davasının en heyecanlı günlerinde hasta ve bitkin olmasına, mutlak istirahat tavsiyesine rağmen, Hatay'a yakın olmak için tekrar Adana'ya gitti. Dört saat ayakta durmak ve çalışmak gibi olağanüstü metanet gösterdi.

Hatay kurtuldu, fakat Atatürk'ü kaybettik.

 

BU SİTE ADNAN KİREÇÇİ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR

adnankirecci@hotmail.com