ADA ÇAYI :
Mikropların sebep olduğu gece
terlemelerini keser. Ağız ve boğaz iltihabını önler, diş
etlerini tedavi eder. Soğuk algınlığına ve sinir
hastalıklarına, yorgunluğa iyi gelir. İshali ve kusmayı
önler. Depresyon ve titremeler için faydalıdır. Astım
sıkıntılarını giderir. Kan dolaşımını etkiler. Sinir
gerilimine karşıdır. Direnç arttırıcıdır.
KEKİK : Damar tıkanıklığında lipitleri
eriterek damarların açılmasını ve vücuttaki yassı yağ
hücrelerinin erimesini sağlar. Karvakrol türevi yüksek
olmasından dolayı diyabet (Şeker) hastalığında faydası
yüzde yüz olarak tesbit edilmiştir. Kan temizleyicidir.
Kollesrol gidericidir. Mide ve bağırsak gazı gidericidir.
Hazımsızlığı giderir. Bağırsak parazitlerini döker.
ÖKSE OTU (BURUÇ)
:
Daha çok ahırdaki hayvanlarımız için çam ağaçlarından ve
diğer ağaçlardan topladığımız buruç meğerde nelere şifa
imiş.Damar kireçlenmesine faydalıdır. Sara ve spazm
çözücüdür. Üzüntü ve sıkıntıya bağlı orta derecede
yüksek tansiyonlarda yeterli miktarda alınan öksenin
tansiyon düşürücü etkisi kesinlikle kanıtlanmıştır.
Yüksek tansiyonlarla ilgili baş ağrısı, baş dönmesi,
halsizlik ve sinirliliğe fayda sağlar. Normal dozlarda
damağı uyuşturur. Adaleleri zayıflatır. İshal yapar.
Kalp atışlarını yükseltir. Damar kireçlenmesinde
faydalıdır.
ISIRGAN
OTU (GECİRGEN):Mayıs-Ağustos
ayları arasında çiçek açan, 20-100 cm boyunda,
viranelik, yol kenarları ve duvar diplerinde bulunan bir
senelik tek evcikli otsu bir bitkidir. Gövdeleri dik, 4
kösemsi, basit veya tabandan itibaren dallanmıştır.
Üzerinde yakıcı tüyleri bulunur. Yapraklar saplı, oval
şekilli ve dişli kenarlı, üst tarafı koyu yeşil renkli
ve parlak olup, yakıcı tüylerle kaplıdır. Erkek ve dişi
çiçekler bir arada olmak üzere yaprakların koltuğunda
uzunca saplı küçük durumlar teşkil ederler. Çiçek örtüsü
4 parçalıdır. Meyveleri esmer renkte ve
fındıksıdır. Tohum, yağ ihtiva eden bir besi dokuya
sahiptir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Hemen Anadolunun heryerinde
doğal olarak yetişir.
Kullanildigi yerler:Tâze ve güneste kurutulmus dallari
kullanilir. Yapraklarinda formik asit ve nitratlar
bulunmaktadir. Bu bitkinin yakici tüylerinde formik asit
bulundugu birçok yerlerde kayitli ise de tüylerin tasidigi
usarede asetilkolin ve histamin vardir. Eskiden romatizma
ve siyatikte kullanilirdi. Yapraklarindan hazirlanan
infüzyon saç dökülmesine karsi tatbik edilir. Köklerinden
sari renkli boya elde edilmektedir. Ayrica, aybasi
kanamalarini düzenler, balgam söktürür. Burun kanamasini
keser. Haricen tatbik edilirse, çibanlarda faydali oldugu
bilinmektedir.
Isırganın Kullanım Biçimleri :
Çay Hazırlamak :
Yaprak Çayı: Bir tatlı
kaşığı ince kıyılmış ısırganotu, orta boy bir su bardagı dolusu kaynar
suyla haşlanır , 5-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-4
bardak yeni demlenmiş çay aç karnına veya öğün aralarında
tatlandırılmadan içilir. Kokusunu veya tadını rahatsız edici bulanlar
çaylarına biraz nane ilave edebilirler.
Kök Çayı: Bir tatlı kaşığı
ince kıyılmış kök, bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda
kaynama derecesine getirilir, 4-5 dakika kaynadıktan sonra, ateşten
indirilip 5-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 3 bardak taze
demlenmiş çay soğutulmadan içilir.
Tohum Çayı: Havanda
hafifçe ezilmiş bir tatlı kaşığı tohum, orta boy bir su bardağı dolusu
kaynar derecede sıcak su ile haşlanır, üstü kapalı olarak 8-10 dakika
demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay,
yemeklerden yarım saat önce soğutulmadan içilir.
Isırganotu Tentürü :
Ilkbaharda veya sonbaharda sökülen kökler bol suda iyice yıkanır, elden
geldigince ince kıyılır ve bir sisenin bogazına kadar doldurulur.
Köklerin üstüne çıkacak kadar 35-40 derece etil alkol eklenir, hergün
çalkalanarak güneste 14 gün boyunca bekletilir ve süre sonunda bir
tülbentten geçirilerek süzülür. Koyu renkli siselerde, serin bir yerde
yıllarca saklanabilir.
El ve Ayak Banyoları : Iki
avuç dolusu yıkanmıs kök, sap ve yaprak, 5 litre soguk suya konularak,
10-12 saat bekletilir ve sonra kaynama derecesine kadar ısıtılır. Banyo
sırasında bitkiler suyun içinde kalabilir. Bu banyo suyu, yeniden
ısıtılarak, 2-3 kere daha kullanılabilir.
Saç Yıkamak : 4-5 avuç
taze veya kurutulmus yaprak, 5 litre suya koyulur, agır ateste kaynama
derecesine kadar ısıtılır, 5 dakika demlendikten sonra süzülür. Kök
kullanıldıgında ise, 2 avuç dolusu ince kıyılmıs kök, 10-12 saat soguk
suda bekletilir, sonra kaynama derecesine kadar ısıtılır ve demlenmesi
için 10 dakika beklendikten sonra süzülür. Bu durumda, saç yıkamak için
sodalı sabun gerekir.
YABANİ ENGİNAR
(KENGEL) : Bileşikgiller familyasından; 2
metre kadar boyunda, çok yıllık bir bitkidir. Yapraklarının ucu sivri
diken şeklindedir. Ev ilazlarında kökü ve yaprakları kullanılır.
KULLANILDIĞI
YERLER : Mideyi kuvvetlendirir. Sinirleri
güçlendirir. Bağırsak solucanlarını düşürür. Diş ağrılarını giderir.
Dişeti iltihaplarını giderir. Hazımsızlığı giderir.
YABANİ GÜL
(KÖPEKGÜLÜ) : Gülgiller familyasından, 2-3
metre boyunda bir ağaçcıktır. Yaprakları 5-7 parçalıdır. Çiçekleri pembe
veya beyazdır. Olgun meyvelerine Kuşburnu denir. İçeriğinde şekerler,
organik asitler ve C vitamini vardır.
KULLANILDIĞI
YERLER : Kuşburnu denilen meyvesi idrar
söktürür. İshali keser. Basur memelerine faydalıdır.
YABAN MERSİNİ
(AYI ÜZÜMÜ) : Fundagiller familyasından,
20-50 cm boyunda çok dallı, odunsu bir bitkidir. Karadeniz bölgesinin
dağlarında çok miktarda bulunur. Meyvelerinde organik asitler, şekerler,
pektin, tanen ve mirtilin denilen bir boya maddesi ile A ve C
vitaminleri vardır. Yaprakları ve meyveleri kullanılır.
KULLANILDIĞI
YERLER : Yaprakları şeker hastalığında
faydalıdır. Meyvesi dizanteride etkilidir. İshali keser.
YABAN YASEMİNİ
(SOFUR) : Patlıcangiller familyasından,
Yurdumuzun hemen hemen her bölgesinde rastlanan, 1-2 metre boyunda, çok
yıllık, fena kokulu, bir bitkidir. Haziran - Eylül ayları arasında mor
renkli çiçekler açar. Gövdesi sarılıcıdır. Meyveleri; solanın ve
solasein taşır.
KULLANILDIĞI
YERLER : Deri hastalıklarında kan
temizleyici, hafif uyuşturucu ve romatizma ağrılarını giderici olarak
kullanılır. Şehveti keser, salgıları azaltır.
YAKIOTU(MERAGÜLÜ) : Küpeçiçeğigiller
familyasından, nemli yerlerde yetişen, çoğunlukla çok yıllık, ender
olarak 1-2 yıllık bir bitkidir. Çiçekleri pembe ve kırmızı renklidir.
Meyvesi uzun bir kapsül şeklindedir. Yurdumuzda 21 türü vardır. Bitkide
tanen yağı, musilaj ve benzerleri vardır. Ev ilaçlarında, epilobium
angustifolium, kıllı yakı otu, dağ yakıotu ve bataklık yakıotu
kullanılır.
KULLANILDIĞI
YERLER : Kabız ve yumuşatıcı olarak
kullanılır. Yaprakları yaraların üzerine konulursa, şişkinlik ve
iltihapları dağıtır. İdrar söktürür. Vücutta biriken zehirli maddelerin
dışarıya atılmasını sağlar.
YAPIŞKANOT
(DUVARFESLEĞENİ) : Isırgangiller
familyasından, ılıman bölgelerde yetişen, çok yıllık bir bitkidir.
Genellikle duvarların üzerlerinde ve diplerinde bulunur. Yaprakları
almaşık ve tam kenarlıdır. Çiçekleri küçük kümeler halindedir.
KULLANILDIĞI
YERLER : İdrar söktürür, Kansızlığı
giderir. Dizanteride faydalıdır. Göğsü yumuşatır. Rahatlık verir. Şeker
hastalığına faydalıdır.